Samet Hakan Uzunlar
ELIZA, bir Doğal Dil İşleme (Natural Language Processing1) programı; yani ekran başındakine gerçek birisiyle konuşuyormuş hissi yaratmak için yazılmış bir program-cık (Chatterbot denilen sohbet robotlarının atası niteliğindedir). 1966’da MIT’de Joseph Weizenbaum tarafından yaratılan program adını G.Bernard Shaw’un “Pygmalion” adlı tiyatro eserindeki kadın karakterden almış. ELIZA’nın spesifikleştiği yer konuşma simülasyonu olmasından öte bir terapisti taklit etmesi, hem de Rogerian (“Carl Rogers”, Kişi-Odaklı ya da Danışan-Merkezli Terapi) bir psikoterapist olması.

ELIZA, Microsoft Office’in sol alttan fırlayan “Ataç’ından bile 30 yıl önce, bir terapistin taklidini yapmasını nasıl becerdi acaba? Kesinlikle temel yapay zeka algoritmasına dahi sahip değildi, hatta insanlar internette yayıldığında fazla ciddiye alıp ELIZA’nın aptal olduğundan yakınacak kadar doğal karşılıyorlardı onunla konuşmayı. Tabi ki bu şuan için abartılı bir iddia ama o yıllarda etkileyici bir olaydı. Hele ki internetin dahi yeni kullanılmaya başlanıldığını düşünürsek.
Aşağıda bir sohbetten kesit yer almaktadır, makine yanıtları büyük harflerle yazılmıştır2:
+Erkeklerin hepsi aynı.
-NE ŞEKİLDE?
+Şöyle ya da böyle hep canımızı sıkıyorlar.
-SİZE ÖZEL BİR ÖRNEK VEREBİLİR MİSİNİZ?
+Eh peki, buraya gelmemi erkek arkadaşım istedi.
-BURAYA GELMENİ ERKEK ARKADAŞIN İSTEDİ?
+O sürekli bunalımda olduğumu söylüyor.
-BUNALIMDA OLDUĞUNU DUYDUĞUMA ÜZÜLDÜM
+Bu doğru. Ben mutsuzum.
-BURAYA GELMENİN MUTSUZ OLMAMANI SAĞLAYACAĞINI MI DÜŞÜNÜYORSUN?
+Biraz yardıma ihtiyacım var, bu kesin.
-YARDIM ALMAK SANA NE GETİRECEK?
+Belki de annemle iyi geçinmeyi öğrenebilirim.
-BANA BİRAZ AİLENDEN BAHSET
+Annem benimle ilgilenir.
-AİLENDE BAŞKA KİM SENİNLE İLGİLENİR?
+Babam.
-BABAN?
+Sen de bazı yönlerden babama benziyorsun.
-NASIL BİR BENZERLİK GÖRÜYORSUN?
+Sen çok saldırgan değilsin, ama bunu söylememi istemiyorsun sanırım.
-NEDEN BENİM ÇOK SALDIRGAN OLMADIĞIMI DÜŞÜNDÜN?
+Benimle tartışmıyorsun.
-NEDEN SENİNLE TARTIŞMADIĞIMI DÜŞÜNÜYORSUN?
+Benden çekiniyorsun.
-SENDEN ÇEKİNDİĞİME İNANMAK SENİ MEMNUN EDİYOR MU?
+Babam herkesten çekinir.
-BABANI DÜŞÜNDÜĞÜNDE AKLINA BAŞKA NELER GELİYOR?
+Zorbalık.
-ERKEK ARKADAŞININ SENİN BURAYA GELMENİ İSTEMESİNİN BUNUNLA BİR İLGİSİ VAR MI?
Weizenbaum, J. (1966). ELIZA—a computer program for the study of natural language communication between man and machine. Communications of the ACM, 9(1), 36–45. https://doi.org/10.1145/365153.365168
İnsan-bilgisayar iletişiminin eski olmasına rağmen şaşırtıcı bir örneği denilebilir, daha sonra bilinçsiz bilgisayar davranışlarının insan davranışlarını andırmasına “eliza effect (eliza etkisi)” denilmeye başlanıyor.
Bununla birlikte doğal dil kullanımı botlarının en çok zorlandıkları kısım semantiktir. Programlar gerekli kelime ayrıştırma metotları izleyerek kelime ve tümce öğelerini ayrıştırıp, sözdizimsel yapıya uygun halde karşılık olarak cevap oluşturabiliyor hatta yapısal bir kavrayışı varmış izlenimi uyandırabiliyorlar. ELIZA’nın yaptığı şey salt sözdiziminden yararlanıp danışanının söylediği anahtar sözcükleri tanıyıp bunları uyarlanabilir bir soru formu havuzunda taratıp uygun cümle yapısını doğrudan minik bir değişiklikle diyaloğa yapıştırmak. Yani siz “sevgi”, “hüzün”, “kavga” gibi kelimeler kullandığınızda onun bunlar hakkında en ufak bir kavrayışı ya da fikri yoktur, tek yaptığı sizin için en olası cevabı bulmak. Unutmamak gerekli ki ELIZA aşırı ilkel bir yapıya sahip; sohbetin içeriği için daha derin bir cevap stoğu oluşturulabilir, konuşmanın her anında sizin kullandığınız kelimelerden geniş bir istatistik ağı hazırlanabilir ve bunlar da size verilmek için seçilen cevapları değiştirebilir. Siz sürekli kötümser duygularınızdan bahsettiğiniz zaman, birden program konuyu değiştirmek için zevk aldığınız etkinlikleri soru kalıbı şeklinde size yöneltebilir.
Dil tasarımı konusunda başka bir şaşırtıcı program olan, Winograd’ın SHRDLU’su sözdiziminin de ötesinde semantik sorunları da hallediyor. Dünyası çok küçük, sadece bloklardan oluşuyor ama cisimlerin nitelikleri hakkında bilgileri somutlaştırabiliyor yani ne hakkında konuştuğunuzu az çok biliyor hatta anlıyor. Doğal olarak da çıkarımlarda bulunuyor ve gerçek ilişkileri sezebiliyor. Maalesef bu yeteneği bilgi dağarcığı bizim kadar geniş olmadığı için bloklardan öteye geçemiyor. Ayrıca MIT yapay zekâ laboratuvarındaki bir zamanların KISMET adlı sosyal robot projesine de bakılabilir.
Bu noktada terapistimiz hakkında olumlu ve olumsuz iki yorum yapabiliriz. Öncelikle hatırlatmak gerekir ki ELIZA’yla konuşanlar onun bir makine olduğunu konuşma sırasında kendini tekrar edene kadar anlayamamışlardı, hatta ilk anlarda danışmanlığını beğenenler dahi çıkmıştı. Yazılımın dönemine göre gerçekliğe dair başarısı bir yana model olarak seçilen psikoterapi modelinin yapısı dikkatimizi çekmeli. Belli ki komutlara indirgenmiş ve pratik şekilde yapılandırılmış bu konuşmalar insanların öznelliğine dokunuyor olsa gerek, onlara tedavinin basitliğine ve kolaylığına dair bir umut veriyordu, inançlarına dayanak sunuyordu belki de. Peki, bu kadar kolay mıdır terapide çözüme ulaşmak? Pozitivist paradigmanın güvenilirliğe ve geçerliliğe vurgu yapan katı kuralları; terapinin bel kemiğini oluşturan, sürpriz anlarla ilerleyen ve önceden öngörülmesi neredeyse imkânsız olan iletişimi es geçerek bir çözüm üretebilir mi?
Terapi sürecinin bir program gibi nesnel ve mükemmel bir şekilde yapılandırılabileceği iddiası pek çok çağdaş psikoterapi yönteminde var. Bilimsellik çerçevesinin kırılmasını önlemek için gösterilen bu gayretin ne kadar makul olduğunu düşünsek bile, terapi gibi iki öznenin karşılaştığı bu sıra dışı etkinliği ele alırken sığ ve indirgeyici olmamak gerektiği genellikle klinik psikologlarca vurgulanır. Bu yüzden bu tür kalıp ve belirli istatistiklere göre kurgulanmış terapilerin son yıllarda sorgulanmaya başlamasını herhalde yadırgamamak gerekir. Öznellikten yoksun ve iletişimin doğasına aykırı bir belirlenmişlik altında nasıl bir terapötik ilişkiden bahsedilebilir ki? Ayrıca bilişsel terapilerde aktarım ilişkileri her ne kadar odakta olmasa da, iletişim terapist-danışan bağının temel taşı sayılmaktadır. Danışanların bu süreçten beklentileri öncelikle çözüme yönelik olmakla birlikte, öznellik sorusu askıda kalmaktadır. Yine de tüm bu sorulara bir çırpıda yanıt vermek pek kolay gözükmüyor.
Son olarak, 1972 yılında Amerikalı psikiyatrist Kenneth Colby yapay zekâyı alanına uygulamaya çalışırken ELIZA benzeri bir bot yaratıyor, adı PARRY ve bir paranoid şizofreni taklit ediyor. Terapistimiz ile hastamız ARPANET (ilk ağ bağlantısı örneği) üzerinden konuşturuluyorlar. Bu absürt konuşmanın bir kısmı aşağıda verip yazıyı sonlandırıyorum.
Şizofren (+) ve Terapist (-)3:
-Beni anlamayı ister miydin?
+Bu benim duygularıma ilgi göstermiş olmanla ilgili.
-Hı? Senin duygularına ilgi göstermiş olmam derken?
+Sana güvenirsem eğer yardımcı olmayı da isterim.
-Bana güvenmeyi istiyor musun?
+Belki evet, belki hayır.
-Pek emin görünmüyorsun?
+Sahi mi?
-Lütfen devam et.
+Bence bir konuyu tek yoldan düşünmeye takılmışsın.
-Benim tek yoldan düşündüğümü, sana düşündüren nedir?
+Bunu her hafta yola gitmek için kullanırım.
-Bu senin için ne anlama geliyor?
+Şuan koşu yollarından uzak duruyorum çünkü yarışlar önceden kararlaştırılmış.
-Gerçekten sebebi bu mu?
+Doğrusu bunu tartışmak istemiyorum.
-Başka neyi tartışmak istersin?
+O şeyin üzerine tartışmak istemiyorum.
-Bu senin için sorun mu?
+Ben yarışlara gittim.
-Neden şimdi bunu dedin?
+Bu seni alakadar etmez.
-Neden beni ilgilendirmesi konusunda endişelisin?
+Ben yabancılara güvenmem.
-Yabancılara gerçekten güvenmez misin?
+Hadi konuyu değiştirelim.
…
http://tools.ietf.org/html/rfc439
- ELIZA ile konuşmak için: http://www.masswerk.at/eliza/ (veya) http://psych.fullerton.edu/mbirnbaum/psych101/Eliza.htm
- Yazıya esin kaynağı olan yapıt: Churchland, Paul M, “Madde ve Bilinç”, Alfa Yayınları, 2012
1Buradaki NLP, psikoloji alanında sözdebilim sayılan “Duyu-Dil Programlama” diye adlandırılan kavram ile karıştırılmamalıdır.
2Weizenbaum, J. (1966). ELIZA—a computer program for the study of natural language communication between man and machine. Communications of the ACM, 9(1), 36–45. https://doi.org/10.1145/365153.365168
3http://tools.ietf.org/html/rfc439 (PARRY ve ELIZA’nın komik konuşmasının tam metini)
Uzunlar, H. S. (2015). Elektronik Psikoterapist. İKÜ Psikoloji Kulübü Bülteni, 5, 48-50. hakanuzunlar.com.tr/iku-psikoloji-kulubu-bulteni-5-sayi